Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu olarak, hükûmetin hayat pahalılığı ödeneği düzenlemesine karşı Cumhuriyet Meclisi önünde gerçekleştirilen eylemler sırasında polis memurlarının yurttaşlara yönelik müdahale biçimini ve ortaya çıkan şiddet görüntülerini derin üzüntü ve endişe ile karşıladığımızı, söz konusu müdahaleyi kabul edilemez bulduğumuzu kamuoyuyla paylaşmak isteriz.
Eylem sırasında yurttaşlara karşı kullanılan biber gazı, tazyikli su ve orantısız fiziksel müdahaleler, kamusal otoritenin yurttaşlarla kurduğu ilişki bakımından son derece tahakkümcü bir tablo ortaya koymuştur. Haklarını savunmak amacıyla demokratik protesto hakkını kullanan eylemcilere karşı görev başındaki polis memurlarının sergilediği bu ölçüsüz ve baskıcı tutum, kamu gücünün nasıl ve hangi amaçlarla kullanıldığına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Uluslararası insan hakları standartlarında kabul edildiği üzere, kolluk kuvvetlerinin güç kullanma yetkisi gereklilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri ile sınırlandırılmıştır. Anayasal haklarını kullanarak eylem yapan yurttaşlara karşı Meclis önünde ortaya çıkan müdahale görüntüleri, bu temel ilkelerin gözetilip gözetilmediği ve olası ihlaller karşısında gerekli hukuki süreçlerin işletilip işletilmeyeceği konusunda kamuoyunda ciddi endişe yaratmaktadır.
Meclis önünde yaşanan bu orantısız müdahalenin yaptırımsız kalması, kamusal alanda sesini duyurmaya çalışan yurttaşlara karşı şiddetin normalleşmesi riskini taşımaktadır. Bu durum, hâlihazırda zedelenmiş olan devlet kurumlarına ve yetkililere yönelik toplumsal güveni daha da sarsabilecek niteliktedir. Aynı zamanda, başta gençler olmak üzere kamusal alanda söz söylemek isteyen yurttaşların demokratik katılım iradesi üzerinde caydırıcı bir etki yaratma tehlikesi barındırmaktadır.
Devletin en temel pozitiv yükümlülüklerinden biri, yurttaşlarını korumak ve temel hak ve özgürlüklerin etkin biçimde kullanılmasını sağlamaktır. Bu yükümlülük yalnızca olası insan hakları ihlallerini önlemekle sınırlı değildir; aynı zamanda gerçekleşen ihlallerin etkin bir şekilde soruşturulmasını ve gerekli yaptırımların uygulanmasını da içerir. Bu nedenle, yaşanan müdahalenin bağımsız ve etkin bir şekilde incelenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Gençlik Federasyonu İnsan Hakları Komisyonu olarak, Meclis önünde yaşanan orantısız polis müdahalesinin sorumluları hakkında gerekli idari ve hukuki süreçlerin başlatılmasını, benzer durumların tekrar yaşanmaması için gerekli yapısal ve eğitsel önlemlerin alınmasını ve kolluk kuvvetlerinin insan hakları standartları çerçevesinde güç kullanımı konusunda düzenli olarak bilgilendirilmesini talep ediyoruz.
Unutulmamalıdır ki güç; halkı bastırmak için değil, halkın hak ve özgürlüklerini korumak için kullanıldığında meşrudur.

