Haberler

Gençlik Federasyonu Merkez Konseyi adına Genel Başkan Mustafa Özbilgehan'ın açıklaması;

Gençlik Federasyonu Merkez Konseyi adına Genel Başkan Mustafa Özbilgehan'ın açıklaması;

Kumyalı'da bir arpa depolama silosunun çökmesi sonucu bir emekçinin yaşamını yitirmesi, ülkemizde giderek ağırlaşan iş sağlığı ve güvenliği sorununu bir kez daha acı biçimde gözler önüne sermiştir. Ölümlü iş kazalarının arda yaşanması, çalışma hayatındaki denetim ve güvenlik eksikliklerinin münferit olaylar üzerinden değil, bütünlüklü ve yapısal bir sorun olarak ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.

​Kıbrıs Türk gençliğinin geçmiş Gençlik Kongrelerinde aldığı kararlar da bu konudaki sorunların uzun süredir bilindiğini açıkça ortaya koymaktadır. 2023 yılında gerçekleştirilen III. Kıbrıs Türk Gençlik Kongresi Sağlık Komitesi, oy birliğiyle Kuzey Kıbrıs'taki iş sağlığı ve güvenliği koşullarının yeterli olmadığını, 14 Temmuz 2008 tarihinden beri yürürlükte bulunan mevzuatın etkin şekilde denetlenmediğini ve devletin bu alana daha fazla kaynak ayırması gerektiğini tespit etmiştir. Komite ayrıca, iş kazaları, meslek hastalıkları ve ihmal konusunda toplumsal farkındalığın yetersiz olduğuna dikkat çekmiştir.

​IV. Kıbrıs Türk Gençlik Kongresi İnsan Hakları Komitesi de oy birliğiyle mevcut çalışma koşullarının işçi sağlığı ve güvenliği açısından ciddi sorunlar barındırdığını, işçilerin hak arama süreçlerinde zorluklarla karşılaştığını ve etkin denetim mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır.

​Farklı yıllarda ve farklı Gençlik Kongrelerinde alınan bu kararlar, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki eksikliklerin süreklilik gösteren yapısal bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle Kumyalı'da yaşanan ölüm yalnızca "kaçınılmaz bir iş kazası" olarak değerlendirilmemelidir. Olay bütün yönleriyle etkili ve şeffaf biçimde araştırılmalı; silonun teknik güvenliği, bakım ve periyodik kontrolleri, risk değerlendirmeleri, çalışanlara verilen eğitimler, işveren yükümlülükleri ve yetkili kamu kurumlarının denetim görevlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği açıklığa kavuşturulmalıdır. İhmal veya kusuru tespit edilen kişi ve kurumlar hakkında gerekli idari, hukuki ve cezai süreçler işletilmelidir.

​Yaşanan bu acı olaydan sonra yalnızca soruşturmanın sonucunu beklenmemeli; ülkedeki benzer silo, depo, fabrika ve üretim tesisleri gecikmeksizin kapsamlı denetimden geçirilmelidir. Denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı, iş kazalarına ilişkin düzenli ve şeffaf istatistikler yayımlanmalı, müfettiş sayısı ve denetim kapasitesi artırılmalı, çalışanlar ile işverenlere yönelik zorunlu eğitimler etkili biçimde uygulanmalı ve yükümlülüklerini ihlal edenlere karşı caydırıcı yaptırımlar hayata geçirilmelidir.

​İş cinayetleri yalnızca istatistiksel veriler değil; denetimsizlik, ihmal ve önlenebilir riskler nedeniyle yarım kalan insan hayatlarıdır. Hiçbir emekçi, ekmeğini kazanmak için çıktığı işten evine dönememe riskiyle karşı karşıya kalmamalıdır. İş sağlığı ve güvenliği, maliyet hesabına veya ihmale feda edilemeyecek temel bir haktır.

​Yaşamını yitiren emekçiyi saygıyla anıyor; ailesinin, yakınlarının ve çalışma arkadaşlarının acısını paylaşıyoruz. Benzer acıların bir daha yaşanmaması ve bütün emekçilerin güvenli, sağlıklı ve insan onuruna yaraşır koşullarda çalışabilmesi için yetkili kurumları Kongre kararlarımız doğrultusunda somut, önleyici ve caydırıcı adımları gecikmeksizin atmaya davet ediyoruz.